Bilişim 2016 TBD 33. Ulusal Bilişim Kurultayı Sonuç Bildirgesi

Türkiye Bilişim Derneği tarafından 1976’ dan bu yana düzenlenen TBD Ulusal Bilişim Kurultaylarının 33. sü , “Bilişim ve Demokrasi” ana temasıyla 8 – 9 Aralık 2016tarihinde Sheraton Ankara Hotel & Convention Centre’de   gerçekleştirilmiştir.  T.C. Başbakanı Sayın Binali YILDIRIM, T.C.  Kalkınma Bakanı Sayın Lütfi ELVAN, T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül SAYAN KAYA, Ak Parti Ankara Milletvekili, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi ve AGİT Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Sayın Prof. Dr. Vedat BİLGİN, CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Sayın Prof. Dr. Kamil Okyay SINDIR, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Sayın Doç. Dr. Mehmet GÜNAL, BTK Başkanı Sayın Dr. Ömer Fatih SAYAN, Kamu, Özel Sektör ve Üniversitelerimizin yöneticileri, öğretim üyeleri, Sivil Toplum Örgütlerimizin temsilcileri,  Bilişim Uzmanları ve öğrencilerin katılımı ile gerçekleşen kurultayda; alanlarında söz sahibi olan 150’nin üzerinde konuşmacı söz almış, yapılan çalıştaylara ortalama 50’nin üzerinde uzman katkı vermiş ve kurultaya  2500’ü aşkın katılımcı olmuştur.

Kurultayımızın açılışını onurlandırarak, açılış konuşmasını yapan Başbakanımız Sayın Binali YILDIRIM; “Bilişim ve İletişim araçlarının Demokrasinin teminatı olduğu” tespitini, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü gecesinde kendi yaşadığı tecrübeyle örnekleyerek ortaya koymuştur.

Bilişim sektörüne yönelik çok önemli açıklamalar, tespitler, öneri ve talimatlar veren Sayın Başbakan’ ın derneğimize yönelik övgü dolu sözleri ve derneğimize verdiği desteğe teşekkür ediyoruz.  Sayın Başbakan’ ın verdiği destekten güç alarak Bilişim Sektörüne daha çok hizmet vermeye azimli olacağız.

TBD Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İlker TABAK’ın sözleriyle ifadesini bulan “2017 yılının Bilişim Yılı” olması talebimize konuşmasında olumlu yanıt vererek “2017 Yılını Bilişimde Gelişme” yılı ilan eden Sayın Başbakanımıza teşekkür ediyor, bunun bir Başbakanlık Genelgesine dönüşmesini umuyor, Türkiye Bilişim Derneği olarak yapılacak tüm çalışmalarda üzerimize düşen her türlü göreve hazır olduğumuzu arz ediyoruz.

Kurultayda İnternet, Yeni Medya ve Demokrasi, İşitme Engelliler Konuşuyor : “e-devlette engel yok!”, 5G’ye Yolculuk, Siber Tehditler ve Kritik Altyapıların Güvenliği, Siyasetçi Bakışıyla e-demokrasi, Milli Güvenlik ve Siber Tehditler, Girişimcilik ile Kadınların Ekonomik ve Sosyal Yaşama Katılımının Artırılması, Bulut Teknolojileri, Büyük veri  ve Demokrasi, Sivil Toplum Kuruluşlarının Demokrasiye Katılımında  Bilişim, Ulusal Güvenlikte Siber Güvenliğin Konumu, Demokrasinin Gelişen Yüzü: Mobil Devlet ve Nesnelerin İnterneti, Bilişim Hukuku ve Demokrasi, Bilişim Dünyasının Girişimci Yüzleri adında 14 oturum gerçekleştirilmiş, akademik bildiri salonlarında 22 tebliğ sunulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti;  15 Temmuz 2016 tarihinde, FETÖ mensuplarınca sahneye konulan hain ve alçakça bir darbe teşebbüsüne hedef olmuş, Yüce Türk Halkının Demokrasiye bağlılığı, demokrasiyi korumak ve kollamak için darbecilere sivil direniş göstermesi sayesinde Devletimiz ve Demokrasimiz bir badirenin eşiğinden dönmüştür.

15 Temmuz alçak darbe girişiminin önlenmesinde;  bilgi ve iletişim altyapılarının kesintisiz ve faal olmasının, çok sesli medya kuruluşlarımızın varlığının, sosyal medya uygulamalarının yerinde kullanımının kritik bir rol oynadığı görülmüş, “Bilişim’ in Demokrasi’nin Teminatı” olduğu teyid edilmiştir.

Dış güçlerin plan ve tertipleri, FETÖ’ nün taşeronluğu ile sahneye konulan  15 Temmuz 2016 hain kalkışması ve sonrasında ülkemize yönelik her alanda devam eden saldırı ve baskılara karşı Kurultay sürecince Kamu, Özel Sektör ve Üniversitelerden Bilişim Sektörü’nün temsilcileri konumunda olan konuşmacıların dile getirdiği temel duygu, dilek ve temenniler şunlardır:

  • Ulu Önder Atatürk’ün önderliğinde şehitlerimizin kanı ile kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet varlığını ve bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutuyoruz.
  • 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrasında oluşan “Milli Birlik ve Beraberlik” ruhunu yürekten destekliyor ve ilelebet devamını diliyoruz.
  • “Hattı müdafa yoktur, sathı müdafaa vardır” ilkesinden hareketle, Ulusal bağımsızlığımıza, vatanımıza, milletimize, huzurumuza, birlik ve beraberliğimize kasteden başta FETÖ örgütü olmak üzere her türlü terör örgütü, iç ve dış güçlere karşı Bilişim Sektörü olarak Devletimizin, Milletimizin ve Hükümetimizin yanında olduğumuzu bir kez daha teyit ediyor, içimizde hain barındırmama hususunda dikkatli ve uyanık olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz.
  • Bilişim Sektörü olarak; Devletimizin Sektöre ya da sektör araçlarının kullanıldığı alanlara yönelik alacağı kararlarda, sektör paydaşlarına güvenerek ve danışarak karar mekanizmalarını işletmesini diliyor ve bu konuda Türkiye Bilişim Derneği olarak her türlü desteğe hazır olduğumuzu kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz.

Kurultayımızda yukarıda kısaca özetlenen dilek ve temennilerin yanı sıra; yapılan 14 oturum sonucunda ve kurultayımızın hazırlık evresinde, Bilişim Sektörünün tüm paydaşlarını temsil eden yönetici ve akademisyenlerin danışmanlığında, Türkiye Bilişim Derneği tarafından hazırlanan “TBD 2016 Değerlendirme Raporu”nda yer alan aşağıdaki belli başlı konuların sonuç bildirgesine girmesine karar verilmiştir:

  • “Sayın Başbakanımız tarafından “Bilişimde Gelişim Yılı” olarak ilan edilen 2017 yılında Türkiye 3. Bilişim Şûrası toplanmalıdır.

İlki 2002 ve ikincisi 2004 yılında toplanan Bilişim Şurası’nın üçüncüsü, 2017 yılında yapılarak bilişim ve iletişim sektörünün paydaşları bir araya gelmeli ve sorunlar ortaya konarak Türkiye için Bilişimle yeni stratejiler geliştirilmelidir.

  • Bilişim sektörü stratejik sektör olarak tanımlanmalı, BT stratejisi, büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmelidir.
  • Türkiye’nin tamamı genel teknoloji geliştirme bölgesi ilan edilmelidir.

Teknoparklar özel / uzmanlık teknoparkları olarak sınıflandırılmalıdır. Türkiye’nin tamamı genel teknoloji geliştirme bölgesi olarak ilan edilmeli ve teşvikler bu statüye göre verilmelidir.

  • TBMM Bilişim Komisyonu aktif hale getirilmeli, TBMM’deki komisyonlarda bilişim STK’larına yer verilmelidir.

Yapılacak iç tüzük değişikliği ile TBMM’deki komisyonlarda STK’lar ve özel sektörün temsiline de olanak sağlanmasının sektörün öneminin ortaya koyacak çalışmalar yapılması ve sektörün önünü açacak gelişim alanlarının değerlendirilmesi açısından faydalı olacağı düşünülmektedir.

  • Bilişim çalışanlarının özlük hakları düzenlenmelidir.

Bilişim teknolojileri alanında nitelikli ürün ve hizmet üretiminin anahtarı olan bilişim çalışanlarının özlük haklarına ilişkin iyileştirici düzenlemeler yapılmalı, diploma ve sertifika denkliklerine ilişkin kurallar tanımlanmalıdır. Bilişim Uzmanlığı Sınıfı Kurulmalı; bu amaçla, iş güçlüğü, iş riski teminindeki güçlük zammı, ek gösterge ve özel hizmet tazminatı istenilen seviyeye getirilmeli ve bilişimcilerin bu kadroda yer alması sağlanmalıdır. Bunlar gerçekleşinceye kadar, personelin Teknik Hizmetler Sınıfında değerlendirilmesi sağlanarak, ücret farklılıkları giderilmeli, ek gösterge, yan ödeme ve Özel Hizmet Tazminatları düzenlenerek uygun hale getirilmelidir.

Kamudaki bilgi işlem birimlerinin organizasyondaki yerleri iyileştirilmelidir. Bilişim alanında çalışanların özlük haklarında yapılacak iyileştirmeler ile, nitelikli üretimin önü açılarak, ülkemizin ihtiyacı olan “Bilişim Ordusu”nun hızla kurulması sağlanacaktır.

  • Milli/Yerli Bilişim ve yazılım sanayi kalkınma için kritik alan kabul edilmelidir.

Yabancı ürünlere karşı Milli/Yerli Bilişim ve yazılım ürünlerimiz tercih edilmelidir.

Yerli yazılım sanayi, kalkınma için kritik alanlardan biri olarak ilan edilip yerli yazılım çözümleri kamu ihalelerinde ürün olarak kabul edilmeli,  kamu kurum ve kuruluşlarında öncelikli olarak yerli yazılım çözümlerinin kullanılması teşvik edilmelidir. Kamu İhale Kanunu’nda buna ilişkin düzenleme yapılması faydalı olacaktır.

  • Kamu İhale Kanunu’nda Bilişim Teknolojileri ile ilgili ihaleler için özel düzenlemeler yapılmalıdır.

Kamu İhale kanununun, kamunun bilişim teknolojileri yatırımlarını zamanında, etkin ve verimli yapmasının önünde engel olan maddeleri yeniden düzenlenmelidir.

  • Kişisel verilerilerin gizliliği sağlanmalıdır.

Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde kişisel veriler konusunda “güvenli olmayan üçüncü ülke” statüsünde bulunması Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun’un yürütülmesini daha da önemli hale getirmektedir. Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra oluşturulan Kurulun görevlerini hızlıca yerine getirmesi ve kişisel verileri işleyen firma ve kuruluşların düzenlenmesi ve denetlenmesi çalışmalarının ivedilikle tamamlanması gerekmektedir. Günümüzde, ortaya konulan yasakların farklı yöntemlerle aşılabildiği göz önüne alındığında yasaklama yerine kişisel verilerin suç teşkil eden kullanımına dair caydırıcı yasa hükümleri getirilmesi değerlendirilmelidir.

  • “İnternet Yasası”nda düzenlemeler yapılmalıdır.

5651 Sayılı, “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”da geliştirici yeni düzenlemeler yapılması değerlendirilmelidir.   Kanun ile ilgili tüm gelişim alanlarının, uygulama sürecinde görülen aksaklıklar da dâhil olmak üzere STK, sektör paydaşları ve özel sektör katılımlarıyla yeniden değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

Ayrıca, toplumda internet kullanımı konusunda bilgilendirme ve bilinçlendirme kampanyası okullar aracılığıyla başlatılmalıdır.

  • Basın kanununda değişiklik yapılarak İnternet Medyası’ nın yasal çerçeve içerisine girmesi, özlük hakları  ve çalışma imkanları geliştirilmelidir.

İnternet medyası hızla geleneksel medyanın yerini almış, vatandaşın birincil haber kaynağı haline gelmiştir. İnternet medyasının, basın kanunuyla beraber değerlendirilerek yasal çerçevesinin oluşması hem söz konusu bu yeni medya kuruluşlarının kurumsal yapılarını güçlendirecek ve hem de haber kaynaklarının doğruluğunu ve güvenirliğini sağlayacaktır.

    • Siber güvenlik ve bilişim suçları öncelikli olarak ele alınmalıdır.

Ülkemizde siber güvenlik konusu bütün yönleriyle ele alınarak, bu alanda gerekli olan tüm düzenleme ve denetlemeleri yapılması, politika ve strateji geliştirilmesi gerekmektedir.  Kamu ve özellikle banka ve finans kuruluşları olmak üzere özel sektörde farkındalıkların geliştirilmesi ile gerekli yatırımların yapılarak önlemlerin alınması sağlanmalıdır.

Türkiye’ de siber güvenlik, siber milli savunma ve siber saldırılara karşı alınacak her türlü çalışmaları koordine edecek, bu alanda yerli teknolojilerin geliştirilmesi için teşvikleri düzenleyecek,  kritik altyapılarda tedbirlerin alınmasını sağlayarak denetimini yapacak bir kurumun kurulması gerekmektedir.

  • E-Devlet proje ve uygulamaları bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

e-Devlet proje ve uygulamaları bütünsel bir yaklaşımla ele alınıp kamuya ait BT yatırım projeleri kurumlar arası koordinasyon ve güvenli elektronik ortamlarda bilgi paylaşımını temel alan bir anlayışla sanallaştırma, bulut bilişim, yeşil bilişim ve mobil uygulama eğilimleri dikkate alınarak yürütülmelidir.

    • Demokrasinin gelişiminde, Demokrasiyle doğrudan alakalı tüm yapılar, işlem ve süreçler Bilişim temelli olarak yeniden yapılanmalıdır.

Bilişim teknolojilerinin hayatın her alanına girmesi ile birlikte; demokrasinin temel kurumları başta olmak üzere, demokrasinin tesisinde ve devamında etkin olan kurumların, geleneksel yapı ve örgütlenmelerinin yerine bilişim teknolojilerinin içselleştirildiği yapı ve örgütler oluşturulmalı, işleyiş ve kurallar buna göre yapılandırılmalıdır.

Siyasi partilerin örgütlenmeleri, üyelik ve faaliyetlerinde bilişim teknolojileri temelli yeni modeller geliştirilmesi demokrasinin geliştirilmesinde iyi bir başlangıç olacaktır.

  • Engelli Bireylerimizin devlete erişiminde engel kalmayacak şekilde tüm hizmetler bilişim teknolojileri kullanılarak yapılmalıdır.

Tüm engelli bireylerimizin devlet imkanlarından, e – devlet platformundan ve diğer tüm bilgiye erişim kanallarından engelsiz bir şekilde yararlanması birincil hedef haline getirilmelidir. TÜRKSAT’ ın işitme engelliler için gerçekleştirdiği “e-devlette engel yok!” projesi bu hedefin gerçekleşmesinde iyi bir başlangıç noktası olarak değerlendirilmektedir.

  • Ulusal Genişbant Stratejisi genişbant ve BİT ekosisteminin değerini artıracak şekilde belirlenmelidir.

Türkiye’ de her bir haneye girmekte olan elektrik, su, doğalgaz gibi temel hizmetlere Genişbant internet hizmetleri de eklenmelidir. Genişbant internet hizmeti temel hak olarak yasalarımızda yerini almalıdır. Türkiye’de genişbant yatırımlarına yönelinerek eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda hizmetlerin genişbant altyapısında geliştirilmesi ve sunumları sağlanmalıdır. Bu amaçla gerekiyorsa Evrensel Hizmet Fonu kullanılmalıdır.

Strateji kapsamında dünyanın önde gelen örneklerinde olduğu gibi esnek regülasyon ve politika rejimleri ile teşvik modellerinin uygulamaya geçirilmesi ve düzenlemelerin sürdürebilir yatırımları teşvik etmesi önem taşımaktadır.

  • Fiber altyapı konusundaki mevcut problemler çözülmeli, yatırımlarının artarak devam etmesi için uygun yatırım ve düzenleme ortamı sağlanmalı, altyapıların ortak kullanımı hususunda düzenlemeler yapılarak operatörlerin de bu konuda işbirliği, güçbirliği içerisinde olmaları sağlanmalıdır.

Sayın Başbakanımız, kurultay açılış konuşmasında bu hususta Operatörlerimiz ve altyapı hizmet sağlayıcılarının birlikte çalışma, işbirliği ve paylaşım anlayışı içerisinde olmaları gerektiğinine özel bir vurgu yapmıştır.

4.5N’ye (4.5G) geçişle ve değişen kullanıcı alışkanlıklarıyla birlikte artan veri trafiği, hız talebi ve kapasitesinin fiber altyapıya olan talebi de artırması beklenmektedir. Dolayısıyla fiber altyapıyı artırmaya ve geliştirmeye olanak sağlayacak düzenlemeler gözden geçirilmelidir. Yatırım yapmak isteyen işletmecilerin önünü açmak da ülkemizdeki fiber ağının gelişimine katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla, Geçiş Hakları Yönetmeliği’nin usul ve esaslarında operatörleri tesis paylaşımına zorlayan yaklaşım taraflarca kamu yararı gözetilerek değerlendirilmelidir. Altyapı yatırımı yapan işletmeciler müşterilerine daha kaliteli ve uygun fiyatlarla hizmet sunabilmeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda, işletmecinin kendi şebekesini inşa etmesinin önünü açmak için altyapının ticari koşullarla paylaşıma dayalı, karşılıklılık ilkesini esas alan düzenlemelerin yapılması ve altyapı kurulumuna ilişkin standartların etkin şekilde uygulanmasının sağlanmasının gereklidir. Şehir içlerinde fibere erişim için; Kazı yapabilmek ve şebeke kurabilmek için gerekli izinler Belediyeler yerine Bakanlıklar tarafından verilmeli, Geçiş Hakkı düzenlemeleri ile ilgili maliyetler kamu yararı gözetilerek düzenlenmelidir.

  • Kamu verilerinden daha etkin bir biçimde faydalanılmalıdır.

Kamu tarafından üretilen bilgilerden katma değerli bilgi ve hizmetler üretilebilmesi yönünde çalışmalar yapılması faydalı olacaktır.

  • Bilgisayar okur-yazarlığı seferberliği başlatılmalı. Yazılım, programlama, veri tabanı gibi dersler belli düzeylerde ilkokuldan itibaren verilebilmelidir.

“Bilişim Toplumu”na dönüşümde alacak çok yolumuzun, yapılacak çok çalışmanın olduğu görülmektedir. Ülkemizin bilgisayar okur-yazarlığını artırmak için çok hızlı hareket etmesi gerekmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki okuma-yazma seferberliği gibi bir bilgisayar /internet okur-yazarlığı seferberliği başlatılarak toplumumuzun büyük kesiminin bu teknolojileri kullanabilir hale getirilmesi “Bilişim Toplumu” yolunda atılacak en önemli adımlardan biri olacaktır. Okullarda bilgisayar Programlama seferberliği de bunu takip etmeli, programlamanın temeli olan mantık ve felsefe gibi dersler eğitim müfredatında yerini almalıdır.

  • Nitelikli ve uluslararası geçerliği olan sertifikalarla BT okur-yazarlığı teşvik edilmelidir.

“The European Computer Driving Licence (ECDL) Vakfı” tarafından İngiltere’de yapılan bir araştırmada BT okur-yazarlık sertifikalarının iş yerinde verimliliği yüzde 6 oranında artırdığı saptanmıştır. Türkiye’de de söz konusu alanda verimlilik oranının geliştirilebileceği değerlendirilmektedir.

  • Bilişim sektöründe kadın istihdamını artırıcı önlemler alınmalıdır.

Kadınların bilişim sektöründe istihdamını arttırıcı teşvikler geliştirilmeli; esnek çalışma modelleri, evden çalışma vs. gibi modeller teşvik edilerek kadınların ekonomik hayatın içerisinde yer almaları sağlanmalıdır.

  • Gelecek hedefleri için robotik, nano teknoloji, tele tıp, nesnelerin interneti (IoT), akıllı şehirler gibi yenilikçi bilişim alanlarına yönelmelidir.

Özellikle M2M pazarının büyümesi ve tüketicinin refahının artması amacıyla etkin rekabet koşullarının artırılması önemlidir. Bu nedenle pazarı büyütecek ve rekabeti artıracak bir düzenleme politikasının sürdürülmesi gerekmektedir.

Kurultayımız sonuç bildirgesinde yer almayan ancak TBD 2016 Değerlendirme Raporu’nda ayrıntılı bir şekilde gerekçeleriyle birlikte yer alan diğer hususlarda çalışmaların yapılması, ilerleme kaydedilmesi ve bütün bu çalışmalar sırasında başta Türkiye Bilişim Derneği olmak üzere Bilişim STK’ ları ile işbirliği ve dayanışma içerisinde olunması temel beklentimizdir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Türkiye Bilişim Derneği

Yönetim Kurulu

Previous Bilişim 2016 TBD 33. Ulusal Bilişim Kurultayı 8-9 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirildi
Next SamsungIoTDay’de Türkiye’de IoT’nin geleceği konuşuldu